Halkalı’da Ayrıcalıklı Bir Yaşam

Bugün hayatımda ilk kez Halkalı’ya gittim ve yıllarca bir gün “Halkalı’da ayrıcalıklı bir yaşam” sürmenin geyiğini yapan bir insan olarak biraz sarsıldım.  Gördüklerime inanamadım, Doğu Almanya mimarisi stilinde yan yana dizilmiş mezar taşımsı şeyler, önlerinde “Halkalı Muz Konakları Deluxe”, “Halkalı Superior Kavun Karpuz Evleri” filan gibi şeyler yazıyor, iki sokak yanda korkunç birer AVM var, ağır sanayi yanı başınızda ve siz o evlerde yaşamak için mortgage’a girip 16233276 ay taksit ödüyor ve Halkalı’da ayrıcalıklı ve outlet bir yaşama sahip oluyorsunuz. Outlet giysiler giyip, outlet yağlarda kızarmış tavuklar yiyorsunuz. Çocuklarınızın beyin ve kas gelişimi iki blok arasında sıkışıyor ve play station oynayan, cipsle beslenen hımbıl outlet çocuklar oluyorlar. Sonra da beni çok kira veriyorum diye itham ediyorsunuz öyle mi? Oh Tanrım! Benden bu kadar sıkıldıysanız beni öldürmenizin daha kolay ve acısız yolları var.

Halkalı beni sarstı evet ve dönünce bir aynaya baktım, çığlık attım. Kim bu kadın dedim? Sonra biraz makyaj yaptım kendime geldim. Halkalı beni yıpratmıştı. Moda endüstrisine katkılarım çok büyük olmayabilir ama kozmetik sırtımdan besleniyor. Hayvanlar üzerinde deney yapmayanları ayıkladım yine de bitmiyorlar ben de harcamaya devam ediyorum. Herkesin bir uyuşturucusu var malum. Sonra işte buradan yetkililere süslenmek istiyorum. Size sadece süslenmek istiyorum ve makyajımı yapıp işime gücüme dönüyorum. Ben kendi kendimeyken bile makyaj yaparım ve cildim nefes almaz. Ama neyse ki beynim hala nefes alabiliyor ve Halkalı’da ayrıcalıklı bir yaşamı size armağan ediyorum. Beni annemle babamın yanına Kaş’a gönderin.