2020’ye Girerken: Yapay Zeka ve Humanoid Robot Rosie

Ben son blog yazımı yazalı,  dünya güneşin etrafında birden fazla dönmüş. 2020 yılı 2000’den daha yakın diye atıp tutarken baktım ki 2020 gelmiş bile.. Bu durumda insanlığın hiç umru olmasa bile bir kez daha yazmam gerekir diye düşündüm.

Ve benim, mesleki kariyerimde yapay zekaya sarmış olmam; teknoloji kullanım kariyerimde 1930 dogumlu bir insana evrilmemle parelel seyretmiş olmalı ki, hangi bağlantıdan buraya girildiğini bile unutmuşum. Yani organik zekadan vazgeçemez haldeyim.

Neyse şifreyi güç bela hatırladık derken farkettim ki zaten ben yazmaya başlayalı beri bloggerlık bitmiş; hatta fenomenlik bile demode olmuş; influencerlık, mikro influencer’lığa kaymış falan, fıstık (falan fıstıkla da 1997’den öteye gidemediğimi kanıtladım ama daha kötüsü falan fişman olabilirdi.)

Televizyonun HDMI girişlerini karıştıran biri olarak, blog yazmak benim yine de gözümü de gönlümü de doyurur diye düşünüyorum. Şöyle bir bakarsak  2019 yılı, Power Point slide’larında animasyon efekti yapınca ya da Siri’ye çalar saat kurdurunca çocuk gibi sevindiğim bir yıl oldu yine. Ama iddia ediyorum, benim Sirim çok da zeki çıkmadı. Her neyse Allah dağına göre kar veriyor diyelim, sanki akıllı Siri’yle napalm bombası mı yapacaktım? En fazla bugün hava nasıl, saat kaç düzeyindeyiz, Siri de benden dolayı kendini geliştirememiş olabilir suçlamayalım.

Neyse diyeceğim şu ki 2020’ye de gelsek, robotlar dünyayı ele de geçirse, yapay zeka avukatlık da yapmaya başlasa ne bileyim isterse her şey bir Kubrick filmine de dönse; gönlümün tahtının sultanı futuristik distopyanın kendi kendine karar verebilen otonom robotları değil, evin tozundan pisliğinden şikayet eden humanaid yardımcı Rosie’dir.

Böyle söylenince anlaşılmadı ama 90’lar ve öncesinin çocukları Jetgiller ailesinin tripkar ve yadigar robot yardımcısı Rosie’yi tanır bilir. Rosie kadındır, anaçtır, bizdendir, üşenince tozu pisliği halının altına süpürendir.

Rosie

 

Yani, 2020 yılından da beklentim, kendi filmini çeken yapay zeka değil, block chain değil, bitcoin değil, elektronik sözleşme değil. Hiçbiiiri değil. Ama Rosie. Ha şimdi derseniz ki, evin tüm köşelerini öğrenip döne döne yerleri silip süpüren robot elektrik süpürgesi var. No. O da olmaz. Rosie ile iki lafın belini kıralım, Türk kahvesi içelim, fal kapatalım, ne bileyim kedilere mama versin ben evde yokken.

Rosie, anaçlığı ve ana yüreği tripleri ile benim çizgi dizideki favorilerimdendi.  Futuristik çizgifilmde bile gidip en demode şeyi bulduğum için kendimi tebrik ediyorum.

Jetgillerde diğer en hastası olduğum şey ise, “yürüyen yol” ve sabah işe gitmeden sizi giydiren robot el’di.  Yürüyen yol’a filan rağmen epey fitti bu Jetgil ailesi.

2020 yılında hepinize Rosie samimiyetinde robotlar ve yürüyen yol üşengeçliğine rağmen, ketojenik diyet nedir bilmeyen ve otonom Fit vicutlaaar diliyorum. Madem yapay zeka çağındayız, vicudumuz da kendi kendine fit kalmayı öğrensin bi zahmet. Kalın sağlıcakla.