Filmimin En Unutulmaz Sahnesi: Bu Ne Çok Rakı?

Şimdiden söyleyeyim, bu bir acıklı yazı. İçinde hiç zevzeklik yok, komikli şeyler hiç yok, biraz aşklı ve romantikli şeyler var, ve zaten öğrenmiş olmalısınız ki, romantik şeyler komik olmaz. Hayatım bir film olsa, en samimi ve içten güldüğüm, eğlendiğim ve gözlerimin parladığı sahnenin hayatımın hangi noktasına geldiğini çat diye işaretlerim. İnsan kendi hayatının başrolünü her zaman…

Sezen Aksu’nun Vedası: Sana Sön Bir Sözüm Var O da Allahaısmarladık, KİB BYE.

Sezen Aksu, 40. yıl konserlerinde SAHNELERE VEDA ETTİĞİNİ açıklamış. TİŞİKKİRLER SEZEN AKSU, KİB, BYE. Seni tanımak güzeldi. YEAAK YEAAAAAAĞ, PIŞŞŞIK derler adama. Sen bunca gencin ocağını söndür, milleti melankoliden melankoliye sürükle, yuvamıza incir ağacının ormanını kur, sona da sahneleri bırakıyorum. Ay Allahını seversen bırak. 40 yıl sonra bıraksan ne bırakmasan ne? Sanki biz seni sahnede…

Ezikli Femme Fatale’likte Bir Marka: Alanis Morisette Tükürüğü

90’ların sonunda “yabancılı” müzikler dinlemeye başladığımdaki ilk mutlu keşiflerden biri canım Alanis Morisette idi. Aynı dönemde ergen aymazlığı ile Nirvanacılar ve Metallicacılar olarak saf tutmamızı hiç saymıyorum yalnız. Bir de ben zaten o zamanlar da keko bir çocuk olduğum için, 90’ların sonunda kendine yumuşak bir yol seçen Con Bon Covi’yi seçmiş, conbon covici olmuştum kendi kendime. Zaten…

Şimdiki Aklım O Zamanki Aklıma Karşı Derken Üzümlü Kek’e Evrilmişim

“Şimdiki aklım olsaydı şöyle böyle şöyle şöyle yapardım” ya da “o zamanki aklımla öyle yaptım bu zamankiyle yapmazdım”  derken bir an için gözlerim parladı ve bu güzel kafamın içindeki güpgüzel aklım evriliyor diye sevindim. Darwin ve Wallace’a bir selam çaktım. Sonuçta evrimin temel taşı doğal seçilim ve uyumlu canlının hayatta kalmasıydı. Ben de güzeller güzeli aklımı evirip…