70’ler Dosyası: Soran Gözlerle Kapıda Bekleyen Dargın Anı Nasıl Olur?

Soru cümlesiyle girdiğim bu yazının devamında ağır melankoli, acı, jilet atma, intihara sürükleme, damardan girme gibi şeyler olabilir. Olmayabilir de. Dada dada kafamda dolaşan, ağzıma dilime aylarca yıllarca pelesenk olan bir şarkıdan yola çıkacağım. Menzil neresi bilmiyorum. Saatte kaç kilometre hızla gidebileceğimi de bilmiyorum. Ara ara aşırı savrulduğum için ilerde karşıma çıkan ilk duvara toslayabilirim….

Hep 55 Yaşında Hissedenler Kulübü: Ben, Sezen Aksu ve Köprü

Ben bazen 55 yaşında hissediyorum. Haftada bir kaç kez hissediyorum. Halbuki bir haftadan az süre sonra son yirmili yaşıma basıyorum. Son yirmili yaşıma basmadan on gün önce arabayla bir kamyonun altına girme macerası yaşadım ama olsun. 27’ler kulubü şeysi bittiği için ölümüm efsane olmazdı. Ben o yüzden kazadan sağ çıkmayı süper şoför reflekslerimle başardım. Bana…

Yaşandı Bitti Saygısızca: Let the World Bleed Let It Burn Down

Haziran gelmiş, hiç söylemiyorsunuz. Benim en sevdiğim ay. Ses Dergisi yeniden çıkmış, babalar günü özel roportajlarını okuyordum. Bir de ne görelim. “Burak Kut.”  Nam-ı diğer Bebeto. Çoluğa çocuğa karışmış, roportaj vermiş. Ben de işte, uzun zamandır boş bıraktığım 90’lar incelemelerime özel bir dosyayla döneyim dedim:  “Burak Kut ve Yaşandı Bitti Saygısızca”. 90’ların açık ara en iyi…