Lalettayin bir mart gününün, lalettayin bir pazartesi

Bugün aslında salı. Dün ise güzel bir pazartesiydi. Ama “Lalettayin bir Mart gününün, lalettayin bir pazartesisi” diye Sait Faik Abasıyanık söylüyor. Lalettayin ise benim eski Türkçe’de en ama en sevdiğim kelimelerden biri. En ama en diyorum, aşırı yani, had ve hududsuz seviyorum. Bazen ne kadar çok sevebildiğimi aklınız ve hafsalınız almaz, gözünüz görmez diyorum. Ufuk…

Kişisel Bir Şey Değil Bu: Kızlar Öküzü Sever

Dikkatinizi çekmeyi başaracak bir başlık seçmeliydim. Yoksa bu yazının genel gidişatı asla erkekleri yerden yere vuran, bütün erkekler öküz temalı filan değil. Hatta bir noktada Teoman’ın 98-2002 arası yaptığı mükemmel işlere bile değineceğim. Sadece dün en yakınım olan arkadaşımla şuna karar verdik, bir “ilişki”nin –bunun sizin standartlarınızda tanımı nasıl bilemem– yürümesi için iki önemli şey…

Kamu Spotu: İntihal Nedir?

Herhangi bir şey için “xyz nedir?” dendiğinde, bilinç altım  “Selvi Boylum Al Yazmalım” filminden “Sevgi neydi, sevgi emekti” cümlesine otomatik geçiş yapıyor. İntihal ise bunun tam karşıtı, emek hırsızlığı, birinin bilimsel çalışmasını, makalesini, emeğini olduğu gibi kullanmak, hiç atıfta bulunmamak. O kişinin emek verdiği fikir ürünü üzerindeki tüm manevi haklarını yerle bir etmek, kendine bundan…

Dada Bir Divan Edebiyatı İncelemesi: Fuzuli, Nedim ve Nefi

Dada bir insan olduğum için nerde neyi inceleyeceğim belli olmuyor. 1990’lardan 16. yüzyıla doğru ufak bir yolculuk yapıyorum, işinize gelirse. Bir hobi olarak Osmanlıca kelime çekimi yapmayı severim. Hukuk fakültesindeyken inanılmaz işime yarardı. Kelimelerle oynar ve onları severdim. Ah bu bendeki tecessüs hali, ilerleyen yıllarda stalking olarak karşımıza çıktı; tıpkı plaza hayatında ataletin yerini procrastination‘a…

Fırtınalar Koparsa Kopsun: 90’larda Bir Çarpık İlişkiler Zinciri ve Berke Hürcan

Ebru Gündeş’in “Fırtınalar” adlı şarkısını bilirsiniz. 90lar’da popüler kültür severler arasında hayli tutmuştu ama asıl 2000ler’de Pamela Spence’in alternatif yorumuyla, alternatif ergenler arasında da çok sevildi ne bileyim yaz festivallerinde olsun, akşam bilmemne grubunun canlı performansında olsun çalındı, söylendi, gençler coştu bunla adeta. Ebru Gündeş şarkısı olarak kalsa burun kıvıracak bir çok bebe, şarkıyı Pamela…

Halkalı’da Ayrıcalıklı Bir Yaşam

Bugün hayatımda ilk kez Halkalı’ya gittim ve yıllarca bir gün “Halkalı’da ayrıcalıklı bir yaşam” sürmenin geyiğini yapan bir insan olarak biraz sarsıldım.  Gördüklerime inanamadım, Doğu Almanya mimarisi stilinde yan yana dizilmiş mezar taşımsı şeyler, önlerinde “Halkalı Muz Konakları Deluxe”, “Halkalı Superior Kavun Karpuz Evleri” filan gibi şeyler yazıyor, iki sokak yanda korkunç birer AVM var, ağır…

Beyaz Toka ve Beslenme Çantası Yasakları

Beyaz toka ve Beslenme Çantası Yasakları başlıklı bu yazımda, eksperimental bir çalışma yapıyorum. Aynı anda moda blogger’ı ve siyasi konularda blogger’lık yapılabildiğini kanıtlıyorum. Siyasi blogger’lık diye bir şey yok. Aslında beslenme çantası yasakları konusu siyasi değil, sosyo-ekonomik ama fashion blogger gibi havalı bir şeyin yanında, sosyo-ekonomik blogger’lık filan mı deseydim? Neyse konuya geçelim: Beyaz toka nereden çıktı?…

Dadaistan Devleti Kuruyorum: Ücretsiz Vatandaşlık, Serbest Dolaşım

Dadaistan Devleti kuruyorum almaz mısınız? Yönetim biçimini Cumhuriyet yapacaktım vazgeçtim. Baktım monarşi gibisi yok, hatta ne bileyim feodalite bile olabilir. Yeter ki en tepe yönetimde ben olayım. Ne bileyim bir kontes olayım, bir düşes olayım. Kendi kendimin kontesi olayım. Herkes kendi devletinin kontesi olsa buraları tertemiz olur kızlar. Size de gönlümden birer leydilik, hak eden beylere…

Ajda Pekkan Özgüveni: Ne Yaparım Senden Sonra?

Bunca şarkıya ve şarkıcıya değinmişken, Ajda Pekkan’ı es geçemezdim. 40 yıllık evrimiyle hayatımızda hep taze kalmayı başaran Süperstar, gerçek bir kova burcu özgüveni tezahürüdür. Bunu bugün şurdan bir kez daha çıkardım. Ajda Pekkan, sonunu göremediği ilişkiye yol verir: Bakınız “Oyalama Beni Veda Et Artık” gibi. Ama en çok şunda anladım. “Ya Sonra” şarkısını dünyadaki en…

Bir Çocukluk Travması Olarak 48’li Monami

Bu blog, çocukluğuma dair unutulmayanlardan manifestosudur. Biraz acıklıdır. Daha önce sevdiğim bir grupta yazmıştım, biraz toparlayıp blogumda da paylaşayım dedim. Şimdilerde, avukat filan oldum, hali vakti yerinde kadınım yalanım yok. Burda da böyle “Mahsun Kırmızıgül” gibi 500 Bin TL’lik arabaya binip, “anam anam garip anam” edebiyatı yapmak istemiyorum, yanlış anlamayın. Ama bugün resim yeteneğim filan gelişmemiş,…