nil

90’lı yıllar: Olgunlaşma Enstitüsünde Tasarrufi İşlemler ve Nilüfer’in Son Kaseti

90’lara olan derin sevgim ve aidiyet duygumu, burada defalarca dile getirmişliğim malum. Fakat aslında bunca aidiyetin beni sapladığı batağı düşünürsek, 90’ların derin sevgi kadar derin patalojik bir travması da var üzerimde. Garip bir 10’luk dönem.  Yani mesela, 90’larda çocukluk, aslında olgunlaşma enstitüsünde büyümek gibi.  Ya da bu benim ablamın deyimiyle “hep 55 yaşında gibi” olmamdan…

  • Share on Tumblr
tull

Yeni Yıl’a 1989’da Sezen Aksu Vokalisti Olarak Giriyorum: Yeşil Kostüm Benim Olacak

2018’e meydan okuyorum. Whitney Houston’un metal elbisesini değil, Sezen’in  “Değer mi Hiç” klibindeki payetli yeşil tulumunu giyeceğim. Siz 2018’e girerken de ben 1989’a gireyim diyorum. Bu hayallerimin de temelleri var yok değil. Ben bir “overthinker“ım neticede. Hepsini tek tek anlatıcam. “Gerçek işimin avukatlık değil de şarkı söylemek olması için iki ayak parmağımı feda ederdim” dedim…

  • Share on Tumblr
af

Yaradanın Boş Vaktine Gelmiş Deli Yosma: Erotik Türkçe Pop’u Yaşatma Derneği

90’ların erotik ve sırnaşık Türkçe pop’unu yaşatmak için kendimi feda edeceğim bir blog yazısı ile sahnedeyim. (Burada yazar kendini çok ciddiye alıyor.) Neyse hemen konuya giriyorum. Ki bu konuya girmem 2 günümü aldı.  Post 80’ler ve 90’lı yıllarda Aysel Gürel ve Sezen Aksu’nun elinden tutmasıyla pıtırdayan starların, günümüze ve dimağlarımıza kazandırdığı en iyi müzik türünün…

  • Share on Tumblr

Adieu Mon Pays: Enrico Macias ile Düet Yapanlar vs. Hala Copy-Paste Yapanlar

Adieu Mon Pays: Sizler için Google sponsorluğunda tercüme ettim zor olmadı, “güle güle ülkem” demek. Niyeyse aslında “goodbye my country” diye tercüme etsem daha çok hoşuma giderdi gibi. Şarkıyı sevgili Enrico Macias söylüyor. Kendisi Cezayir asıllı bir Fransız şarkıcı. Esasında Enrico Macias’ı Türkiye’ye konumlandırmak istesem bir nevi Coşkun Sabah veya Selami Şahin diyebilirim.  Yani Coşkun Sabah’ın…

  • Share on Tumblr
ML

Yaz Bitmeden Bir Potbori, Potpori veya Potpuri: Music & Lyrics

“Sen Lyrics‘sin”, dendi bana. Ben Music & Lyrics filmindeki “Lyrics“‘tim.  Bu, şarkı sözlerine bağımlı –ya da herhangi bir bağımlılığa bahane arayan– bir yengeç kadını için yapılmış açık ara en iyi 3 tanımdan birine girebilirdi.  Tanımdan öte iltifat bile sayılabilirdi.  Ki sözü geçen kadının 31 yıldan milimetrik bir süre daha fazla yaşadığını düşünürsek, 31,1’de hayatınıza giren…

  • Share on Tumblr
wman

90’ların Büyük Çekişmesi: Sony Walk-Man ve Sony Olmayan Walk-Man

Sony olmayan kırmızı Walk-Man’imle, Ortaköy sokaklarında, annemin elinden tutarak, “Beni bırakın beni bırakın beni bırakın bu caddelerde, beni bırakın  yıkılan eski meyhanelerde” diye bağıra bağıra şarkı söylediğimde 7 yaşımı bitiyordum. Sene 1993 ve İlkokul 1’den ilkokul 2’ye geçiyor olsam gerek. İşte o yıl, okulların kapandığı gün 23 Haziran’dı, ki bu benim doğum günüm oluyor.  Okulun son…

  • Share on Tumblr
sa

B yüzünün Son Şarkısı: Yaşanmamış Yıllar

Uzun zamandır buralarda Sezen Aksu anmadık. Ancak son bir kaç gündür tarafımca anıla anıla bir hal oldu, eski albümleri karıştırıldı, Köprü’ler, Sızı’lar, Dört Günlük Şey’ler, Gün Gelir’ler dinlendi.  Niye böyle yaptım manyak mıyım ben? Hayır bipolar veya borderline filan dadeğilim; yengeç burcuyum.  31 yaşında hala hayallerimin aşkı ile birlikte banka soymayı hayal ediyorum.  Neyse şaka bu…

  • Share on Tumblr
kp

Yeni Başlayanlar için Fransızca: Kezban Paris’te ve Emmenez Moi

Bundan bir kaç yıl önceki (bir kaç mı yıl?) bir blogda, çok eminim ki, hayatım boyunca Fransızca öğrenmek istediğimi yazmıştım.  Bir kaç yıl dediysem 2015 filandır, ki bu bile 2 yıl önceymiş, mideme kıramplar girdi düşününce. Neyse söz konusu blog sanırım Jean Jacques Rousseau hakkındaydı ve ben şu an yine, tıpkı o zaman olduğu gibi…

  • Share on Tumblr

Kazıklı Voyvoda’ya Karşı Berdan Mardini İngilizcesi

“Ben PhD’mi topuklu ayakkabı üstüne yaptım” diyen bir sevgili dostum var; kendisiyle kapışacak kadar çok, sık ve dahi yüksek ökçeli -ökçe yani topuk işte, havası olsun dedim– ayakkabı giyebilmekle övünebilirdim. Hatta zaman zaman kendi gerçek boyumu unuttuğum dahi oluyor.  Neyse ki sonra anında “boyumun ölçüsünü alacak” bir olay yaşıyorum hayatta. Neyse bu yersiz ve dayanaksız…

  • Share on Tumblr
sabah

Fax: Kimisi için bir iletişim aracı, kimisi için Sabah Şekerleri’nden “istek parça ve Musti”

2017’nin ve içinde bulunduğumuz bin yılın laneti süredursun; ben 90’lara övgüyle yaşamaya devam edeceğim. Kusura bakmayın, 70’lerde genç/çocuk/ergen olsam doya doya onu överdim, övecek bir davam, bir kavgam olurdu. Ama olabilecek en yüksek seviyesi apolitize edilmiş bir neslin evladıyım.  Kenan Evren‘in ektiği tohumdan sonra Turgut Özal yeşerdiydi, bize de anca 90’lar pop müzik filan. İdare…

  • Share on Tumblr